Koçların amacı hayal satmak ya da pozitif enerji tüccarlığı yapmak değil asla, olamaz da. Çünkü koçlar, var olan bir sorunu görmemezlikten gelmenin, çöpleri halının altına süpürmek olduğunu ve uzun vadede fayda sağlamayacağını bilir. Bir yaşam koçu, bunun bilincinde olarak, kişinin tarafsız bir gözle kendini ve çevresini izlemesini ve olan biteni tüm çıplaklığı ile fark etmesini sağlamaya çalışır. Mevcut sorunu önce kabul etmek, sonra da çözüm geliştirmektir esas olan. Sorununu inkar eden kişi, hiçbir şekilde çözmeye de çalışmayacak, herhangi bir yardımı da kabul etmeyecektir. Zaten koçluk, ancak danışanın talebi ve kabulüyle yapılır. Kimse kimseye zorla koçluk yapamaz. Koçların danışanlara ilk sordukları soru ‘’kendi rızanızla ve talebinizle mi buradasınız yoksa bir başkası mı sizi yönlendirdi?’’ sorusudur.

Devamını Okuyun  

Bak…Gör…Sorgula…Uygula…Benimsediklerini al hayatına, benimseyemediklerini gönder gitsin sonsuzluğa…Sana ait olan kendini kabul ettirecektir önünde sonunda. Sana ait olmayanı ise, ne yapsan tutamazsın hayatında. Terk edip gider seni bir gün, bir yerde. Bırak gitsin; gidenin ardından bakma. Hep gelecek olana bak. Kendine inan, hayata inan…Bu yol senin yolun ve sen nereye istersen oraya götürecek seni, korkma…Yaşa!

Devamını Okuyun  

İnsan, ilişkiler içinde kendini bulabilen ve gelişebilen, toplumla iletişim içinde olduğunda ve kendini tam olarak ifade edebildiğinde tam hisseden ve mutlu olabilen bir varlık. Peki sağlıklı ilişki nasıl kurulur? En doğru şekilde kendini ifade edebilmenin şekli nedir? İnsan ilişki kurarken belli kurallara göre mi hareket etmeli yoksa içinden geldiği gibi mi davranmalıdır? Uzun soluklu ve sağlıklı bir ilişkinin anahtarı nedir?

Devamını Okuyun  

İnsan, bir aynadır aslında. Farklı insanlarda kendimizi görür, onları düzeltmeye çalışarak, aslında kendimizi düzelttiğimizi zannederiz. Bilmeyiz, bizi asıl rahatsız edenin, kişilerin farklılıkları değil, bize olan benzerlikleri olduğunu. Kendimizde tahammül edemediğimiz özellikleri başkalarında görünce öfkeleniriz; oysa asıl öfkelendiğimiz kendi benliğimizdir.

Devamını Okuyun  

Hayat yolunda rotamızı belirleyen en önemli etmendir beklenti. Daha küçük yaşlarda bilinçaltımıza kazınan beklentiler, bizi insan olma ve kendi gerçekliğimizi yaşama hedefinden saptırarak, sadece ve sadece toplumun beklentilerini karşılama çabalarının içine iter. Bu sistem, nesiller boyu kusursuz işlemiştir, devlet düzeninin en önemli kontrol aracı olarak.

Devamını Okuyun  

''Güç…Tapınılan…Hatta uğruna ölünen... Neden bu kadar güç sahibi olmak peşindeyiz? Neden güçlü olmak herşeyin ötesinde önem taşıyor bizim için? Gerçekte çok güçsüz olduğumuz için olabilir mi? Acaba korkularımız mıdır bizi bu kadar güçsüz kılan? Hem bu kadar güçlü olmak isteyen, hem de zihninde yarattığı korkularla kendini alabildiğine acizleştiren başka bir canlı var mıdır?''

Devamını Okuyun