KENDİ IŞIĞINI YAK!

Holistik(Bütüncül) Yaşam Koçluğu
Mindfulness Eğitimleri
Hipnoz
EFT
NLP

HAKKIMDA


HAKKIMDAHAKKIMDAHAKKIMDA
'' Sen yolu yürümeye başladığında, yol sana görünür'' MEVLANA

1973, İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü mezunuyum.

1992 yılında atıldığım iş hayatı bir yandan devam ederken, 2011 yılında , bir psikolojik danışmanlık firması aracılığı ile İngiltere merkezli The Coaching Consultancy isimli kuruluştan aldığım sertifikalı Yaşam Koçluğu, NLP Uzmanlığı, Kurumsal Koçluk, Quantum Koçluğu  ve Eğitmenlik eğitimleri ile koçluk maceram başladı. Eğitimlerin ardından, özelikle üniversite öğrencileri ve kadınlar için yer aldığım gönüllü projeler, devamında aldığım Mindfulness, Bilinçaltı, NLP, Hipnoz ve EFT eğitimleri, çeşitli seminerler, araştırmalar, okumalar derken, 2020 yılında, 27 yıl boyunca bilfiil emek verdiğim kurumsal hayatı noktalayarak, koçluk, yazarlık ve eğitmenliği ikinci kariyer olarak benimsedim ve kariyer alanında kendi kişisel dönüşümümü tamamlamış oldum.

Halen aktif olarak Spiritüel (Holistik) Koçluk, Mindfulness Eğitmenliği, E.F.T., NLP ve Hipnoz uygulamaları ve çeşitli mecralarda yazılar yazıyorum; www.gelisimenstitusu.com eğitmenlerinden biri olarak mindfulness eğitimleri veriyorum, aynı zamanda Anadolu Güneşi Derneği üyesi ve gönüllüsüyüm. Kısacası, hem kendimi gerçekleştiriyorum, hem de insanların hayatlarına dokunmanın mutluluğunu yaşıyorum.

İlk kitabım ''Merhaba Sevgili Ruhum'', 21 Ağustos 2021 tarihinde, dünya çapında sitelerde e-kitap olarak yayımlandı. Kitabı, ilgili sayfada inceleyebilir ve orada bulacağınız linklerden ücretsiz indirebilirsiniz. 

Yaşadığım dönüşüm, hayat yolundaki son dönüşümüm değil belki de. Belki daha pek çok tepeler aşmam gerekecek. Ama ne önemi var ki? Hayat bugün demek ve önemli olan da bugün ne istediğim. Ve ben bugün tam da istediğim yerdeyim, esas olan da bu, öyle değil mi?

Evet, hayat adeta bir yelkenli... İnsanı en doğal, en savunmasız, en sade haliyle kabul etmeye ve istediği yere itirazsız götürmeye hazır. Yeter ki savaşmasın insan, yeter ki bıraksın kendini, arınsın tüm süslerinden, maskelerinden, kavgalarından. Yeter ki dansa hazır olsun güneşle, denizle, rüzgarla, ayla, balıklarla, yıldızlarla parmak uçlarında…

Hazır mısın benimle bu zor, zor olduğu kadar keyifli yolculuğa çıkmaya? Hazır mısın kendini yolda keşfetmeye? Hazır mısın yolun sana getirdiklerini içtenlikle kabul etmeye? O halde haydi hazırlan. Sadece kendini al yanına, başka bir şeye gerek yok. Düşünme nereden gideceğim, nereye varacağım diye...

Sen yola çık yeter…


Tijen ÖZER
Profesyonel Koç, Eğitmen ve Yazar
 

KİTAPLAR


Merhaba Sevgili Ruhum

Bu kitap, bir uyanış hikayesidir. Küçük küçük farkındalıklarla, ilmek ilmek örülmüş bir kendi ruhunu keşfetme, kendinle tanışma, kendi aydınlığını yaratma hikayesidir. Kendi sorumluluğunu alarak kendi yolunu çizme hikayesidir. İnsan hayatının yalnız fiziksel bedenden ve sahip olunan maddi varlıklardan ibaret olmadığını, kendi içsel bilgeliği ile bağlantı kurarak ruhsal gücünü ortaya çıkarmanın, bir insanın bütünlüğü, huzuru ve mutluluğu için kaçınılmaz olduğunu idrak etme hikayesidir.

Devamını Okuyun  

HİZMETLER


HOLİSTİK (BÜTÜNCÜL) YAŞAM KOÇLUĞU

BAŞKALARININ HAYATINI YAŞAYARAK KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREMEZSİN! İnsan, yalnız fiziksel bedenden ibaret olmayan, ruhsal ve zihinsel boyutları da olan bir varlık. Ve ancak bu üçü arasındaki koordinasyonu sağlayabildiğinde, her üçünü de yeterince besleyebildiğinde ve hayattaki kararlarını bir bütün olarak alabildiğinde tam anlamıyla kendini gerçekleştirebilmesi mümkün. İşte holistik (bütüncül) yaşam koçluğu, kişiye, dengeli bir yaşamın anahtarını veren, eksik kalan yönlerini tamamlama fırsatı sunan, ruhsal varlığı ve içsel bilgeliğiyle ilişki kurma yolunda rehberlik eden, yaşam amacını ve hedeflerini, özünden yükselen değerler doğrultusunda oluşturmasına yardım eden bir süreç. Kişinin, kendi içindeki potansiyeli keşfetmesini, hayata dair farkındalığını yükseltmesini, korkularını ve sınırlayıcı inançlarını tespit ederek bunları kontrol altına almasını, tüm bunların sonucunda kalitesi yüksek, anlamlı ve yaşam amacına uygun bir hayat tasarlamasını sağlayan bir yol arkadaşlığı. Holistik Yaşam Koçluğu, adından da anlaşılacağı gibi, tek bir alana yoğunlaşmıyor. Kişinin yaşam alanını etkileyen tüm konuları bütüncül olarak ele alıyor. Yani buzdağının tamamını önemsiyor. Çünkü hepsi bizim bir parçamız ve ancak tüm parçalar birbirleriyle uyum içinde olduğunda hayatımız anlam kazanıyor. HOLİSTİK YAŞAM KOÇLUĞU KAPSAMI: Holistik Yaşam Koçluğu, esas olarak, BEDEN-ZİHİN-RUH dengesi üzerinde çalışır. Bu amaçla yapılan çalışmalar: -Kişinin yaşam alanındaki aksaklıkların tespiti, -Kişisel değerler ve kişinin yaşam amacına ilişkin çalışmalar, -Korkuların ve sınırlayıcı inançların tespiti ve giderilmesi, -Meditasyon ve nefes teknikleri ile zihnin arındırılması ve kişinin ruhsal dünyası ile ilişki kurmasının sağlanması, -Geçmişle barışma ve affetme çalışmaları, -Kişinin yaşam amacına ve özüne uygun hedeflerin belirlenmesi ve yeni dünyasında yeni kararlar doğrultusunda harekete geçmesinin sağlanması. Seans adedi ve koçluk kapsamı, kişinin ihtiyacına göre değişebilmektedir. Çalışmalar sırasında mindfulness pratiklerinden, meditasyon tekniklerinden, ayrıca, hizmet alanın onayı ile, NLP, E.F.T. ve Hipnoz uygulamalarından da yararlanılmaktadır. Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yüz yüze veya on-line): 0533 257 15 06 tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

E.F.T. (Duygusal Özgürleşme Teknikleri)

E.F.T., İngilizce açılımı Emotional Freedom Techniques olan, bedenin akupunktur noktalarına belli bir düzende ve parmak uçlarıyla yapılan küçük vuruşlar yoluyla, enerji merkezlerinin aktive edilmesi ve enerji akışının düzenlenmesi tekniğidir. E.F.T. seansı sırasında, kişi, bir yandan kendi yapacağı vuruşlarla bedenindeki enerji akışını sağlarken, diğer yandan da sorunu oluşturan duygu ve düşünceleri, sözlü olarak ifade eder ve bu şekilde ortaya çıkan duygusal ve fiziksel rahatlama sonucunda kalıcı iyileşme elde edilir. İlk defa 1980 yılında, Amerikalı Klinik Psikolog Dr. Roger Callahan tarafından, Çin tıbbından uyarlanarak, TFT (Thought Field Therapy) adıyla uygulanmış olan teknik, 1995'te Callahan'ın öğrencisi mühendis ve NLP uzmanı Gary Craig tarafından geliştirilerek E.F.T. adıyla uygulanmaya başlanmıştır. O tarihten bu yana, çeşitli uygulayıcılar tarafından geliştirilmiştir ve bugün %98'lere varan başarı oranı ile psikologlar, terapistler ve şifacılar tarafından kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. E.F.T., herkes tarafından, kendi kendine uygulanabilir. Hiçbir yan etkisi ya da tehlikesi yoktur, dolayısıyla aynı zamanda en güvenilir tekniklerden birisidir. Duygusal nedenlerin ve stresin neden olduğu olan kronik rahatsızlıklarda ya da kişinin kök inançlarıyla ilgili durumlarda derin kazma denilen duygusal çalışmanın yapılması gerektiğinden, bir E.F.T. uzmanından yardım almak daha doğru olacaktır. E.F.T.'nin en etkili olduğu konular şöyledir: -Strese bağlı rahatsızlıklar -Öfke problemi -Duygusal yeme bozuklukları & kilo problemi -Zararlı alışkanlıklar -Korku ve fobiler -Diş sıkma (Bruksizm) -Özgüven, öz değer ve motivasyon eksikliği -Performans eksikliği -Harekete geçmeye engel olan duygusal blokajlar ve dirençler -Sağlık problemleri (özellikle kronik rahatsızlıklar) -Alerjiler Not: E.F.T., bir tedavi şekli değildir. E.F.T. uzmanları hekim değildir, dolayısıyla hastalıkları tedavi etmezler. Sadece, enerji akışının düzenlenmesi ve duygusal blokajların çözülmesi yoluyla sağlık problemlerinin tedavisine destek sağlarlar. Hiçbir şekilde E.F.T. uygulamasını tıbbi tedavinin yerine koymayınız, varsa mevcut tedavinizi yarım bırakmayınız. (Uygulamalı video için Galeri'ye bakınız.) Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yüz yüze veya on-line): 0533 257 15 06 / tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

HİPNOZ

Hipnoz, telkinler yoluyla oluşturulan, konsantrasyon ve odaklanmanın en üst düzeye ulaştığı özel bir zihin durumudur. Bu zihin durumunda kişinin bilinçaltı, olumlu telkinleri almaya daha açıktır. Hipnoz, bilimden eğitime, sanattan spora kadar çok çeşitli alanlarda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Aşağıda, ülkemizde hipnozun en çok kullanıldığı konuları görebilirsiniz: -Stres kontrolü -Öfke kontrolü -Korku ve fobilerden kurtulma -Diş sıkma (Bruksizm) -Sigara içme alışkanlığından kurtulma -Duygusal yeme bozuklukları ve kilo kontrolü -Olumsuz anıların yarattığı duygusal durumların değiştirilmesi -Motivasyonun arttırılması -Hedef oluşturulması ve hedeflere ulaşmayı engelleyen yanlış inançların değiştirilmesi -Özdeğer ve özgüvenin yükseltilmesi -Okul, iş, spor, sanat v.s. konularda performansın arttırılması -Yaratıcılığın arttırılması Hipnoz, uyku ve benzeri bir bilinçsizlik hali değildir. Kişi, hipnoz altındayken her şeyin farkındadır ve hipnoz ancak hipnotistin ve danışanın işbirliği ile gerçekleşir. Hipnoz, bir kendinden geçme hali değildir. Hipnozda kendinden geçmek veya uyumak, telkin almayı engelleyeceğinden, beklenen ve istenen bir durum değildir. Hipnoza giren kişi, kişisel değerlerine ve amacına ters düşen telkinlerle kaşılaşma durumunda derhal bilinçli zihni devreye girer ve kişi hipnozdan çıkarak uyanır. Bu sebeple, kişinin hipnoz yoluyla kandırılması ya da istenmeyen şeylerin yaptırılması da mümkün değildir. Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yalnız yüz yüze seans yapılmaktadır. Arzu edilirse, seans sırasında, bir yakını danışanın yanında bulunabilir) : 0533 257 15 06 / tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

NLP

Hayatımızdaki olumsuzlukları fark etmek önemlidir. Ancak tek başına farkındalık, her zaman çözüm getirmeyebilir. NLP (Nöro Linguistik Programlama), mevcut düşünce ve inançlarımızla ilerleyemediğimiz durumlarda, bu düşünce ve inançları değiştirmek için kullandığımız, beynin çalışma sistemini baz alan ve zihni şaşırtma yoluyla hızlı bir değişim sağlayan zihinsel tekniklerden oluşan bir yaklaşımdır. Aşağıdaki konularda NLP teknikleri etkin biçimde kullanılmaktadır: -Olumsuz anıların etkisinden kurtulmak -Yanlış inançların değiştirilmesi -Ahenkli ilişkiler kurma -Kaygı ve endişelerin giderilmesi -Stres kontrolü -Öfke kontrolü -Fobi ve korkulardan kurtulmak -Sigara içme alışkanlığından kurtulmak -Duygusal yeme bozukluğu ve kilo kontrolü -Hedef koyma ve motivasyonun arttırılması -Özgüven ve özdeğerin arttırılması -Yaratıcılığın arttırılması -Sanat, spor, iş, okul v.b. konularda performansın yükseltilmesi Yıllardır aynı sorunlarla baş etmeye çalışmaktan yorulduysanız, farkında olmanıza rağmen ne yapacağınızı bilemiyorsanız ve sorunları konuşarak ya da düşünerek daha fazla zaman kaybetmek istemiyor, hızlı bir çözüm arıyorsanız, NLP ile sizin için hayatı kabusa çeviren durumları değiştirebilir, ayrıca ilerleyen zamanlarda size sıkıntı yaratan durumlardan, içsel enerjinizi kullanarak nasıl kurtulacağınızı öğrenebilirsiniz. Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yüz yüze veya on-line): 0533 257 15 06/ tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

EĞİTİMLER


VİDEOLU, ONLINE EĞİTİM OLUP, SÜRESİZ AÇIKTIR.

MINDFULNESS-İçten Dışa Değişim

Gelişim Enstitüsü için hazırladığımız, toplam 48 video ve 11 saatten oluşan kapsamlı MINDFULNESS eğitimimiz, toplam 5 modülden oluşuyor. Detaylı bilgi ve ücretler için: https://gelisimenstitusu.com/course/mindfulness-icten-disa-degisim/


  • Tarih: 07.05.2021 02:19 PM - 01.01.2023 02:20 PM
  • Konum Online Etkinlik

Devamını Okuyun

Geçmiş Etkinlikler

BaşlıkTarih
IKIGAI- YAŞAM AMACINI BUL 18 Nis 2021Online Etkinlik
KORKULAR VE İNANÇLAR 04 Nis 2021Online Etkinlik
EBEVEYNLER İÇİN KOÇLUK BECERİLERİ 28 Mar 2021Online Etkinlik
UYGULAMALI GELİŞİM ATÖLYESİ-İÇİMDEKİ ÇOCUK NE İSTİYOR? 07 Mar 2021Online Etkinlik

KOÇLUK NEDİR?


KOÇLUK  NEDİR?
İnsanlar hayatta sık sık yol ayrımlarına gelirler. Gelinen her yol ayrımında bir seçim yapmak ve gelişerek ilerlemek gerekir. Ne var ki, bir süre sonra, hep aynı sorunları yaşadığımızı, aynı seçimleri tekrarladığımızı ve bir kısır döngü içine girdiğimizi fark edebiliriz. Bu farkındalık noktalarında, konfor alanından çıkıp farklı çözümler üretmek ve hayata farklı bir yön vermek her zaman kolay olmaz. Ve tam da bu noktada bir rehbere ihtiyaç duyarız. Sadece kendimizi fark etmek, düşüncelerimizi düzenlemek, ne istediğimize karar vermek ve yeniden hareket edebilmektir ihtiyacımız olan. Koç, işte bu ihtiyaç anlarında devreye girer.

Koç bir danışman ya da mentor gibi kişiye akıl vermez, yön göstermez, kendi deneyimlerini aktarmaz. Tersine, kişinin kendi yolunu bulmasına, kendi çözümlerini üretmesine yardımcı olur. Koç bir psikolog ya da terapist de değildir. Sorunları tespit ettikten sonra, tamamıyla çözüme odaklanır. Koçun amacı, kendi potansiyelini keşfederek harekete geçebilmesi için kişiye rehberlik etmek, farkındalık yaratmaktır. Bunu da ucu açık ve sorgulatan sorularla yapar. Her insan, doğal olarak yüksek bir potansiyel ve belli yeteneklerle dünyaya gelir. Kimi insan bunu hayatın doğal akışı içerisinde keşfederek ortaya çıkarabilir ve hayatını buna göre yaşar. Bazı insanlar ise kendilerini keşfetme yolunda rehberlere ihtiyaç duyarlar. Koçlar, tıkanma noktalarında ya da önemli virajlarda başvurulacak yol arkadaşlarıdır.

Koçluk alırken, koçun yaptığı çalışmalara ve uzmanlık alanına dikkat edilmelidir.

Koçluk, artık tüm dünyada ve ülkemizde de meslek olarak kabul edilmiş ve meslek standartları tanımlanmış, saygın bir iş koludur ve bir çok alanda, psikologlar ve terapistler, koçlarla omuz omuza çalışarak, kişilerin bireysel gelişimlerine büyük katkılarda bulunurlar.


REFERANSLAR


İLETİŞİM


BLOG


Hayat boyu yaptığımız seçimlerde en büyük rolü inançlarımız oynuyor şüphesiz. Kalbim bunu istiyor derken bile göz ardı edemediğimiz, iliklerimize kadar işlemiş inançlar. İnsanın daima kendini haklı çıkarma çabasının bir ürünü olarak, işler yolunda gitmediğinde de kader giriyor devreye. Ve böylece her şey çözülüyor, fazla sorgulamaya gerek kalmadan. Öyle ya, suçlu belli ise daha fazla düşünmeye ne gerek var? Peki yaşamak bu kadar kolaysa neden hala mutsuz insanlar? Niye bu kadar insan mutluluğun, kendini gerçekleştirmenin, hayallerine sarılmanın derdinde? Öğretildiği gibi yaşa, sorun çıkarsa ‘’kader’’ de, geç git…Neden yapamıyoruz bunu? Neden ruhlarımız kabul etmiyor bu konforu?

Devamını Okuyun  

Giderek otomatikleşiyor hayatlarımız. Artık sadece rutinleri devam ettirmekle kalmıyor, mümkünse hiç düşünmeyelim diye akıllı telefonlara, uygulamalara teslim ediyoruz kendimizi. Teknoloji bizim için adımlarımızı saysın, su içmeyi hatırlatsın, gideceğimiz yere götürsün, hangi restoranda yiyeceğimizi söylesin istiyoruz. Korkuyoruz ara sokaklarda kaybolmaktan, yeni keşifler yapmaktan, başka hayatlar olduğunu görmekten ve kendimizle yüzleşmekten. Hepimiz aynı olduğumuzda ve aynı davrandığımızda dünya çok sıkıcı olmuyor mu sizce de?

Devamını Okuyun  

Katrana dönmüş zihinlerimiz ve yüreklerimiz, sonunda ormana da bulaştırdı karasını. Maddi zenginliklere olan açlığımız, tükenmek bilmeyen hırslarımız, ‘ben kendi işime bakarım, gerisi beni ilgilendirmez’ anlayışı yok etti yaşam alanlarımızı, nefes kaynaklarımızı. Yalnız yangınlar mı? Uzun süre önce başladı kabus. Virüsler, seller, heyelanlar, kasırgalar, müsilajlar sardı dört yanımızı. Dünyamız nefes alamıyor, boğuluyor, çığlık atıyor. Biz görmekte, algılamakta zorlanıyoruz. Parası olunca daha iyi (!) yaşayacağına inananlar, ‘Ormanlar yok olsa da olur, denizler, göller, nehirler kurusa da olur, hayvanlar ölse de olur, ben kendime yaşayacak bir yer bulurum nasılsa’ mı diyorlar? Bilmiyorum...

Devamını Okuyun  

Uyanış ya da aydınlanma dediğimiz şey, tek bir anda gerçekleşen bir durum değil. Zira kendini aşma, egonun, düşüncenin, bedenin üzerine çıkma durumu, küçük küçük farkındalıklarla, adım adım gerçekleşen bir durum. Birer birer atmamız gerekiyor üzerimizdeki örtüleri. Her şeyden önemlisi, uyanmak için, öncelikle uyuduğumuzu kabul etmek gerekiyor.

Devamını Okuyun  

Son zamanlarda sıkça tartışılır oldu bilimle spiritüelliğin ilişkisi (belki de çelişkisi). Bilim mi, spiritüellik mi? Gerçekler mi, bilinmeyen mi? Neden bu şekilde ayrıştırmalı bilimle spiritüelliği? Neden soru sormak ve anlamak yerine doğrudan infaz etmeli ruha dair olanı, sırf bilinmeyenden, anlaşılamayandan korkuyoruz diye? Üstelik insanın BEDEN, ZİHİN ve RUHTAN oluştuğunu bile bile...

Devamını Okuyun  

Son zamanlarda, özellikle iyi öğrenim görmüş insanlar tarafından sıkça kullanılan bir söz olmaya başladı, ‘’Kişisel Gelişim Zırvaları’’. Peki nedir bu insanların Kişisel Gelişim ile alıp veremedikleri? Kişisel sözcüğü mü onları rahatsız ediyor, Gelişim sözcüğü mü? Yoksa ikisi bir araya gelince mi antipatik oluyor?

Devamını Okuyun  

''Aman canım yarın başlarım ne olacak? Günler torbaya mı girdi?'' ''Bugün canım hiçbir şey istemiyor, hasta gibiyim…'' ''Hiç hesapta olmayan işler çıktı, bugün yapmam biraz zor…'' ''Off, nereden başlayacağımı bilmiyorum ki! Yarın düşünürüm salim kafayla!'' ''Bugün geçti artık, yarın bakarım…'' Size de tanıdık geldi mi bu söylemler? Çoğumuzun diline pelesenk olmuş, neredeyse hayat felsefemiz haline gelmiş cümleler değil mi? Oysaki yapmak istediklerimiz var ve çok da istekliyiz! Öyleyse nedir bizi harekete geçmekten alıkoyan? Nedir engel olan? Bir hevesle başladığımız işleri neden sonuca ulaştıramıyoruz? İşte ipuçları...

Devamını Okuyun  

Hiçbirimiz çocukken, büyüdüğümüzde işten eve, evden işe gidip geldiğimiz, çocukların okulu, ödenecek faturalar, ilişki sorunları üzerine kafa yorduğumuz, akşamları oturup dizi izlediğimiz bir hayat yaşamayı hayal etmiyoruz. Peki ne oluyor da hayaller suya düşüyor? Ne oluyor da biz bu hayatlara mahkum oluyoruz?

Devamını Okuyun  

Koçların amacı hayal satmak ya da pozitif enerji tüccarlığı yapmak değil asla, olamaz da. Çünkü koçlar, var olan bir sorunu görmemezlikten gelmenin, çöpleri halının altına süpürmek olduğunu ve uzun vadede fayda sağlamayacağını bilir. Bir yaşam koçu, bunun bilincinde olarak, kişinin tarafsız bir gözle kendini ve çevresini izlemesini ve olan biteni tüm çıplaklığı ile fark etmesini sağlamaya çalışır. Mevcut sorunu önce kabul etmek, sonra da çözüm geliştirmektir esas olan. Sorununu inkar eden kişi, hiçbir şekilde çözmeye de çalışmayacak, herhangi bir yardımı da kabul etmeyecektir. Zaten koçluk, ancak danışanın talebi ve kabulüyle yapılır. Kimse kimseye zorla koçluk yapamaz. Koçların danışanlara ilk sordukları soru ‘’kendi rızanızla ve talebinizle mi buradasınız yoksa bir başkası mı sizi yönlendirdi?’’ sorusudur.

Devamını Okuyun  

Neye inanırsak inanalım, nerede ve hangi koşullarda yaşarsak yaşayalım, gerçek olan şu ki, hepimiz zaman zaman, çeşitli iç ve dış uyaranların etkisi altında kalabilir ve hayatımızı sınırlayan düşünce ve inançlara sahip olabiliriz. Birkaç saniye içinde oluşabilen bu inançları, dakikalarla ölçülen çok kısa süreler içinde ortadan kaldırmak ve tersine çevirmek mümkündür. Yeter ki bize engel olan bu durumların farkında ve onları değiştirmek için istekli olalım.

Devamını Okuyun  

Farkındalık zannedildiği gibi mutsuzluk getirmez. Farkındalığı yaşamımızın her anına ve her alanına yaydığımızda, anda ve kendi merkezimizde kalabiliyoruz demektir ve bu da mutluluğun ta kendisidir! Çünkü mutluluk aslında aranıp bulunması gereken bir şey değil; küçük anlardan alınan hazzın ve yaşanan tatminin yarattığı bir duygu mutluluk. Maalesef günümüzde en çok yaptığımız yanlış, mutluluğu büyük şeylerin ardına gizleyip, onların peşinde koşarken küçük anları, küçük mutlulukları ıskalamak ve hayatı mutluluğu arayarak geçirmek!

Devamını Okuyun  

Çok hızlı bir devinim içindeyiz ve dönüşüyoruz hep birlikte. Dünya değişiyor, alışkanlıklarımız değişiyor, bakış açımız, önceliklerimiz, hatta değerlerimiz değişiyor. Hayat, her zaman alıştığımız ritmin dışında ve farklı bir yöne doğru akıyor. Bu akış, bizi de çekiştiriyor her yanımızdan, dolayısıyla ‘’ben bu akışa uyum sağlamak istemiyorum, kime bana dokunmasın’’ deme lüksümüz pek yok gibi görünüyor. Peki nasıl akışta kalacağız, nasıl dünyanın ritminden kopmadan uyum sağlayacağız? Nedir akışta olmak? Bir çok kişinin anladığı anlamda teslim olmak ve bırakmak mıdır? Ne gelirse olduğu gibi kabul etmek midir? Akışta kalarak nereye ulaşabiliriz? Akışta kalmak için ne yapmak gerekir?

Devamını Okuyun