HAYAT ASLINDA ÇOK KOLAY!

Spiritüel (Holistik) Koçluk
Mindfulness Eğitimleri
Hipnoz
EFT
NLP

Eğitimlerden haberdar olmak için abone olunuz:

 

HAKKIMDA


HAKKIMDAHAKKIMDAHAKKIMDA
'' Sen yolu yürümeye başladığında, yol sana görünür'' MEVLANA

1973 yılında geldim bu dünyaya. Okuma-yazma sevdası, girilen sınavlar, Kadıköy Anadolu Lisesi, ardından Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü, genç yaşımda iş hayatının çalkantılı sularına attı beni. Yüzmeyi denizde öğrenenlerden oldum hep. Yıllarca, kurumsal hayatta severek çalıştım, yükseldim, kendi işimi kurdum, dünyaya açıldım, sınırlarımı aştım. Başarılı oldum, başarısız oldum, gezdim, gördüm, sevindim, üzüldüm, sevdim, sevildim, terk ettim, terk edildim, güldüm, ağladım, battım, çıktım, uyudum, uyandım… Yaşadığım her şey, bana tek bir şeyi öğretti: Ben bir insanım ve bu hayatta yaşanan her şey insanlar için…!

İş hayatının yüksek temposu ve yıkıcı rekabeti, hayatı sorgulayan kişiliğimi ve insanı çözme isteğimi bastıramadı. Tersine, bu zorlanma, hayatın sırlarını ve insan doğasını keşfetme konusunda daha fazla kafa yormama neden oldu. Ve dönüşüm yolculuğum, 2003 yılında bir kişisel gelişim eğitimi ile başladı. Orada, başkalarını memnun etmek için yaşadığımı, oysa ki önceliğimin kendi mutluluğum olması gerektiğini öğrendim. 2005 yılında yaptığım iş amaçlı bir Hindistan seyahatinde ise bambaşka dünyalarda, bambaşka hayatlar yaşandığını fark ettim. Hiçbir şeyi olmayan insanların, her şeyleri varmışçasına mutlu yaşadığını görmek, derinden sarsılmama ve hayatı sorgulamama sebep oldu. Hayatlarımızda bir şeylerin eksik olduğunu, o eksik olan şeylerin ise, kesinlikle maddi değeri olan şeyler olmadığını gördüm. O günden sonra da, insana dair arayışım artarak devam etti.

Başta kendimi anlamak ve bulmak için çıktığım bu yolculukta, hayatın kuytu köşelerini keşfetmeye başladıkça o kadar keyif aldım ki, '' neden başka insanlara da yollarını bulmalarında yardımcı olmayayım? '' demeye başladım. Baktım ki zaten doğal olarak yapıyorum bunu, insanları dinliyorum, dertlerini dert ediniyorum, göremediklerini görmeye ve göstermeye çalışıyorum… Onları anlamaya çalıştıkça ben de öğreniyorum bir yandan, konuştuğum her kişi bana bir ayna tutuyor, beni bana anlatıyor. O zaman dedim ki: Bu yol benim yolum !

Ve 2011 yılında , bir psikolojik danışmanlık firması aracılığı ile İngiltere merkezli The Coaching Consultancy isimli kuruluştan aldığım sertifikalı Yaşam Koçluğu, NLP Uzmanlığı, Kurumsal Koçluk, Quantum Koçluğu  ve Eğitmenlik eğitimleri ile koçluk maceram başladı . Eğitimlerin ardından, özelikle üniversite öğrencileri ve kadınlar için yer aldığım gönüllü projeler,  devamında aldığım Mindfulness, Bilinçaltı, NLP, Hipnoz ve EFT eğitimleri, çeşitli seminerler, araştırmalar, okumalar derken giderek kurumsal hayattan daha da uzaklaştım ve 2017 yılı sonunda karşılaştığım bazı sağlık sorunları ve arda arda gelen, aslında tesadüf olmadığını sonradan anladığım gelişmeler neticesinde önce kendi işimi, sonra kurumsal hayatımı noktalayarak, kariyer alanında kendi kişisel dönüşümümü tamamlamış oldum.

Halen aktif olarak Spiritüel (Holistik) Koçluk, Mindfulness Eğitmenliği, E.F.T., NLP ve Hipnoz uygulamaları ve çeşitli mecralarda blog yazarlığı yapıyorum. www.gelisimenstitusu.com eğitmenlerinden biri olarak mindfulness eğitimleri veriyorum, aynı zamanda Anadolu Güneşi Derneği üyesi ve gönüllüsü olarak üniversite öğrencisi gençlere kariyer alanında mentorluk yapıyorum. Kısacası, hem kendimi gerçekleştiriyorum, hem de insanların hayatlarına dokunmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Yaşadığım dönüşüm, hayat yolundaki son dönüşümüm değil belki de. Belki daha pek çok tepeler aşmam gerekecek. Ama ne önemi var ki? Hayat bugün demek ve bugün ne istediğim önemli olan. Ve ben bugün tam da istediğim yerdeyim, esas olan da bu, öyle değil mi?

Evet, hayat adeta bir yelkenli... İnsanı en doğal, en savunmasız, en sade haliyle kabul etmeye ve istediği yere itirazsız götürmeye hazır. Yeter ki savaşmasın insan, yeter ki bıraksın kendini, arınsın tüm süslerinden, maskelerinden, kavgalarından. Yeter ki dansa hazır olsun güneşle, denizle, rüzgarla, ayla, balıklarla, yıldızlarla parmak uçlarında…

Hazır mısın bu zor, zor olduğu kadar keyifli yolculuğa çıkmaya? Hazır mısın kendini yolda keşfetmeye? Hazır mısın yolun sana getirdiklerini içtenlikle kabul etmeye? O halde haydi hazırlan. Sadece kendini al yanına, başka bir şeye gerek yok. Düşünme nereden gideceğim, nereye varacağım, kimlerle karşılaşacağım diye...

Sen yola çık yeter…

Bu yolda bir yol arkadaşına, bir rehbere ihtiyacın olursa ben buradayım. İstediğin zaman katılırım sana zorlu yolları aşabilmen, virajları güvenle alabilmen için… Hepimizin zaman zaman desteğe ihtiyacı olmuyor mu? Hepimizin rehberleri yok mu bu hayatta? Belki ben de senin rehberin olurum bir dönemeçte, kimbilir?

İyi seyirler… Rüzgarın bol olsun….

Tijen ÖZER
Profesyonel Koç ve Eğitmen
 

KOÇLUK NEDİR?


KOÇLUK  NEDİR?
İnsanlar hayatta sık sık yol ayrımlarına gelirler. Gelinen her yol ayrımında bir seçim yapmak ve gelişerek ilerlemek gerekir. Ne var ki, bir süre sonra, hep aynı sorunları yaşadığımızı, aynı seçimleri tekrarladığımızı ve bir kısır döngü içine girdiğimizi fark edebiliriz. Bu farkındalık noktalarında, konfor alanından çıkıp farklı çözümler üretmek ve hayata farklı bir yön vermek her zaman kolay olmaz. Ve tam da bu noktada bir rehbere ihtiyaç duyarız. Sadece kendimizi fark etmek, düşüncelerimizi düzenlemek, ne istediğimize karar vermek ve yeniden hareket edebilmektir ihtiyacımız olan. Koç, işte bu ihtiyaç anlarında devreye girer.

Koç bir danışman ya da mentor gibi kişiye akıl vermez, yön göstermez, kendi deneyimlerini aktarmaz. Tersine, kişinin kendi yolunu bulmasına, kendi çözümlerini üretmesine yardımcı olur. Koç bir psikolog ya da terapist de değildir. Sorunlara değil, çözüme odaklanır. Geçmişi değil, şimdiyi konuşur; çünkü koçun amacı, kendi potansiyelini keşfederek harekete geçebilmesi için kişiye rehberlik etmek, farkındalık yaratmaktır. Bunu da ucu açık ve sorgulatan sorularla yapar. Her insan, doğal olarak yüksek bir potansiyel ve belli yeteneklerle dünyaya gelir. Kimi insan bunu hayatın doğal akışı içerisinde keşfederek ortaya çıkarabilir ve hayatını buna göre yaşar. Bazı insanlar ise kendilerini keşfetme yolunda rehberlere ihtiyaç duyarlar. Koçlar, tıkanma noktalarında ya da önemli virajlarda başvurulacak yol arkadaşlarıdır.

Koçluk alırken, koçun yaptığı çalışmalara ve uzmanlık alanına dikkat edilmelidir.

Koçluk, artık tüm dünyada ve ülkemizde de meslek olarak kabul edilmiş ve meslek standartları tanımlanmış, saygın bir iş koludur ve bir çok alanda, psikologlar ve terapistler, koçlarla omuz omuza çalışarak, kişilerin bireysel gelişimlerine büyük katkılarda bulunurlar.


NE YAPIYORUM?


SPİRİTÜEL KOÇLUK

BAŞKALARININ HAYATINI YAŞAYARAK KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREMEZSİN! Kabul etsek de etmesek de, hepimiz spiritüel varlıklarız. Çünkü ruhumuz var; çünkü ne yaparsak yapalım tatmin olmadığımız, mantığımızla, rasyonel kararlarımızla yol alamadığımız durumlar var. İnsan, bedeni, ruhu ve zihni ile bir bütün. Ve ancak bu üçü arasındaki koordinasyonu sağlayabildiğinde, ruhundan aldığı rehberlikle hayatına yön verebildiğinde tam anlamıyla kendini gerçekleştirebiliyor. İşte spiritüel koçluk, diğer bir deyişle holistik (bütüncül) koçluk, kişiye, ruhsal varlığı ve içsel bilgeliğiyle ilişki kurma yolunda rehberlik eden, yaşam amacını ve hedeflerini, özünden yükselen değerler doğrultusunda oluşturmasına yardım eden bir süreç. Kişinin, kendi içindeki potansiyeli keşfetmesini, hayata dair farkındalığını yükseltmesini, korkularını ve sınırlayıcı inançlarını tespit ederek bunları kontrol altına almasını, tüm bunların sonucunda kalitesi yüksek, anlamlı ve yaşam amacına uygun bir hayat tasarlamasını sağlayan bir yol arkadaşlığı. Spiritüel Koçluk tek bir alana yoğunlaşmıyor. Kişinin yaşam alanını etkileyen tüm konuları bütüncül olarak ele alıyor. Yani buzdağının tamamını önemsiyor. Çünkü hepsi bizim bir parçamız ve ancak tüm parçalar birbirleriyle uyum içinde olduğunda hayatımız anlam kazanıyor. SPİRİTÜEL KOÇLUK KAPSAMI: -Kişinin yaşam alanındaki aksaklıkların tespiti, -Kişisel değerlerin tespiti, -Yaşam amacının tespit edilmesi, -Korkuların ve sınırlayıcı inançların tespiti ve giderilmesi, -Meditasyon ve nefes teknikleri ile zihnin arındırılması ve kişinin ruhsal dünyası ile ilişki kurmasının sağlanması, -Geçmişle barışma ve affetme çalışmaları, -Kişinin yaşam amacına ve özüne uygun hedeflerin belirlenmesi ve yeni dünyasında yeni kararlar doğrultusunda harekete geçmesinin sağlanması. Seans adedi ve koçluk kapsamı, kişinin ihtiyacına göre değişebilmektedir. Çalışmalar sırasında mindfulness pratiklerinden, meditasyon tekniklerinden, ayrıca NLP, E.F.T. ve Hipnoz uygulamalarından da yararlanılmaktadır. Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yüz yüze veya on-line): 0533 257 15 06 tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

EFT

EFT, İngilizce açılımı Emotional Freedom Techniques olan, bedenin akupunktur noktalarına belli bir düzende parmak uçlarıyla yapılan vuruşlar yoluyla, enerji merkezlerinin aktive edilmesi ve enerji akışının düzenlenmesi tekniğidir. İlk defa 1980 yılında, Amerikalı Klinik Psikolog Dr. Roger Callahan tarafından, Çin tıbbından uyarlanarak, TFT (Thought Field Therapy) adıyla uygulanmış olan teknik, 1995'te Callahan'ın öğrencisi mühendis ve NLP uzmanı Gary Craig tarafından geliştirilerek E.F.T. adıyla uygulanmaya başlanmıştır. O tarihten bu yana, çeşitli uygulayıcılar tarafından geliştirilmiştir ve bugün %99'lara varan başarı oranı ile psikologlar, terapistler ve şifacılar tarafından kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. EFT, herkes tarafından, kendi kendine uygulanabilir. Hiçbir yan etkisi ya da tehlikesi yoktur, dolayısıyla aynı zamanda en güvenilir tekniklerden birisidir. Duygusal nedenlerin ve stresin neden olduğu olan kronik rahatsızlıklarda ya da kişinin kök inançlarıyla ilgili durumlarda duygusal kazı yapılması gerektiğinden, bir EFT uzmanından yardım almak daha iyi olacaktır. EFT'nin en etkili olduğu konular şöyledir: -Stres -Öfke kontrolü -Duygusal yeme bozuklukları & kilo problemi -Zararlı alışkanlıklar -Korku ve fobiler -Diş sıkma (Bruksizm) -Özgüven, öz değer ve motivasyon eksikliği -Performans eksikliği -Harekete geçmeye engel olan duygusal blokajlar ve dirençler -Sağlık problemleri (özellikle kronik rahatsızlıklar) -Alerjiler Not: EFT, bir tedavi şekli değildir. EFT uzmanları hekim değildir, dolayısıyla hastalıkları tedavi etmezler. Sadece, enerji akışının düzenlenmesi ve duygusal blokajların çözülmesi yoluyla sağlık problemlerinin tedavisine destek sağlarlar. Hiçbir şekilde EFT uygulamasını tıbbi tedavinin yerine koymayınız, varsa mevcut tedavinizi yarım bırakmayınız. (Uygulamalı video için Galeri'ye bakınız.) Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yüz yüze veya on-line): 0533 257 15 06 / tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

HİPNOZ

Hipnoz, telkinler yoluyla oluşturulan, konsantrasyon ve odaklanmanın en üst düzeye ulaştığı özel bir zihin durumudur. Bu zihin durumunda kişinin bilinçaltı, olumlu telkinleri almaya daha açıktır. Hipnoz, bilimden eğitime, sanattan spora kadar çok çeşitli alanlarda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Aşağıda, ülkemizde hipnozun en çok kullanıldığı konuları görebilirsiniz: -Stres kontrolü -Öfke kontrolü -Korku ve fobilerden kurtulma -Diş sıkma (Bruksizm) -Sigara içme alışkanlığından kurtulma -Duygusal yeme bozuklukları ve kilo kontrolü -Olumsuz anıların yarattığı duygusal durumların değiştirilmesi -Motivasyonun arttırılması -Hedef oluşturulması ve hedeflere ulaşmayı engelleyen yanlış inançların değiştirilmesi -Özdeğer ve özgüvenin yükseltilmesi -Okul, iş, spor, sanat v.s. konularda performansın arttırılması -Yaratıcılığın arttırılması Hipnoz, uyku ve benzeri bir bilinçsizlik hali değildir. Kişi, hipnoz altındayken her şeyin farkındadır ve hipnoz ancak hipnotistin ve danışanın işbirliği ile gerçekleşir. Hipnoz, bir kendinden geçme hali değildir. Hipnozda kendinden geçmek veya uyumak, telkin almayı engelleyeceğinden, beklenen ve istenen bir durum değildir. Hipnoza giren kişi, kişisel değerlerine ve amacına ters düşen telkinlerle kaşılaşma durumunda derhal bilinçli zihni devreye girer ve kişi hipnozdan çıkarak uyanır. Bu sebeple, kişinin hipnoz yoluyla kandırılması ya da istenmeyen şeylerin yaptırılması da mümkün değildir. Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yalnız yüz yüze seans yapılmaktadır. Arzu edilirse, seans sırasında, bir yakını danışanın yanında bulunabilir) : 0533 257 15 06 / tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

NLP

Hayatımızdaki olumsuzlukları fark etmek önemlidir. Ancak tek başına farkındalık, her zaman çözüm getirmeyebilir. NLP (Nöro Linguistik Programlama), mevcut düşünce ve inançlarımızla ilerleyemediğimiz durumlarda, bu düşünce ve inançları değiştirmek için kullandığımız, beynin çalışma sistemini baz alan ve zihni şaşırtma yoluyla hızlı bir değişim sağlayan zihinsel tekniklerden oluşan bir yaklaşımdır. Aşağıdaki konularda NLP teknikleri etkin biçimde kullanılmaktadır: -Olumsuz anıların etkisinden kurtulmak -Yanlış inançların değiştirilmesi -Ahenkli ilişkiler kurma -Kaygı ve endişelerin giderilmesi -Stres kontrolü -Öfke kontrolü -Fobi ve korkulardan kurtulmak -Sigara içme alışkanlığından kurtulmak -Duygusal yeme bozukluğu ve kilo kontrolü -Hedef koyma ve motivasyonun arttırılması -Özgüven ve özdeğerin arttırılması -Yaratıcılığın arttırılması -Sanat, spor, iş, okul v.b. konularda performansın yükseltilmesi Yıllardır aynı sorunlarla baş etmeye çalışmaktan yorulduysanız, farkında olmanıza rağmen ne yapacağınızı bilemiyorsanız ve sorunları konuşarak ya da düşünerek daha fazla zaman kaybetmek istemiyor, hızlı bir çözüm arıyorsanız, NLP ile sizin için hayatı kabusa çeviren durumları değiştirebilir, ayrıca ilerleyen zamanlarda size sıkıntı yaratan durumlardan, içsel enerjinizi kullanarak nasıl kurtulacağınızı öğrenebilirsiniz. Detaylı bilgi ve bireysel seans için (yüz yüze veya on-line): 0533 257 15 06/ tijenozercoaching@gmail.com

Daha Fazla Bilgi

İLETİŞİM


EĞİTİMLER


VİDEOLU, ONLINE EĞİTİM OLUP, SÜRESİZ AÇIKTIR.

MINDFULNESS-İçten Dışa Değişim-Modül 3

Gelişim Enstitüsü için hazırladığımız MINDFULNESS eğitimimizin 3. modülünde, tüm yönleriyle İLİŞKİLERİ ele alıyoruz. Toplam 10 video, KATILIM SERTİFİKALI ve uygulamalı eğitimizin içeriği şöyle: 1. İlişkinin Yapı Taşları 2. İlişkinin Unsurları 3. Mindful İletişim 4. İlişki Modeli ve Sınırlar 5. Hayatımıza Giren İnsanlar (Aynalarımız) 6. Kendini İlişkide Tanı 7. Öfkeni Yönet 8. Değişim ve Dönüşüm 9. Kitap ve Film Önerileri Detaylı bilgi için: https://gelisimenstitusu.com/courses/mindfulness-modul-3-iliskiler/


  • Tarih: 07.05.2021 02:19 PM - 01.01.2023 02:20 PM
  • Yer: Online Etkinlik

Geçmiş Etkinlikler

Başlık Tarih
IKIGAI- YAŞAM AMACINI BUL 18 Nis 2021 Online Etkinlik
MINDFULNESS-İçten Dışa Değişim-Modül 2 15 Nis 2021 Online Etkinlik
KORKULAR VE İNANÇLAR 04 Nis 2021 Online Etkinlik
EBEVEYNLER İÇİN KOÇLUK BECERİLERİ 28 Mar 2021 Online Etkinlik
UYGULAMALI GELİŞİM ATÖLYESİ-İÇİMDEKİ ÇOCUK NE İSTİYOR? 07 Mar 2021 Online Etkinlik
MINDFULNESS-İçten Dışa Değişim-MODÜL 1 07 Mar 2021 Online Etkinlik

REFERANSLAR


BLOG


Uyanış ya da aydınlanma dediğimiz şey, tek bir anda gerçekleşen bir durum değil. Zira kendini aşma, egonun, düşüncenin, bedenin üzerine çıkma durumu, küçük küçük farkındalıklarla, adım adım gerçekleşen bir durum. Birer birer atmamız gerekiyor üzerimizdeki örtüleri. Her şeyden önemlisi, uyanmak için, öncelikle uyuduğumuzu kabul etmek gerekiyor.

Devamını Okuyun  

Son zamanlarda sıkça tartışılır oldu bilimle spiritüelliğin ilişkisi (belki de çelişkisi). Bilim mi, spiritüellik mi? Gerçekler mi, bilinmeyen mi? Neden bu şekilde ayrıştırmalı bilimle spiritüelliği? Neden soru sormak ve anlamak yerine doğrudan infaz etmeli ruha dair olanı, sırf bilinmeyenden, anlaşılamayandan korkuyoruz diye? Üstelik insanın BEDEN, ZİHİN ve RUHTAN oluştuğunu bile bile...

Devamını Okuyun  

Son zamanlarda, özellikle iyi öğrenim görmüş insanlar tarafından sıkça kullanılan bir söz olmaya başladı, ‘’Kişisel Gelişim Zırvaları’’. Peki nedir bu insanların Kişisel Gelişim ile alıp veremedikleri? Kişisel sözcüğü mü onları rahatsız ediyor, Gelişim sözcüğü mü? Yoksa ikisi bir araya gelince mi antipatik oluyor?

Devamını Okuyun  

''Aman canım yarın başlarım ne olacak? Günler torbaya mı girdi?'' ''Bugün canım hiçbir şey istemiyor, hasta gibiyim…'' ''Hiç hesapta olmayan işler çıktı, bugün yapmam biraz zor…'' ''Off, nereden başlayacağımı bilmiyorum ki! Yarın düşünürüm salim kafayla!'' ''Bugün geçti artık, yarın bakarım…'' Size de tanıdık geldi mi bu söylemler? Çoğumuzun diline pelesenk olmuş, neredeyse hayat felsefemiz haline gelmiş cümleler değil mi? Oysaki yapmak istediklerimiz var ve çok da istekliyiz! Öyleyse nedir bizi harekete geçmekten alıkoyan? Nedir engel olan? Bir hevesle başladığımız işleri neden sonuca ulaştıramıyoruz? İşte ipuçları...

Devamını Okuyun  

Hiçbirimiz çocukken, büyüdüğümüzde işten eve, evden işe gidip geldiğimiz, çocukların okulu, ödenecek faturalar, ilişki sorunları üzerine kafa yorduğumuz, akşamları oturup dizi izlediğimiz bir hayat yaşamayı hayal etmiyoruz. Peki ne oluyor da hayaller suya düşüyor? Ne oluyor da biz bu hayatlara mahkum oluyoruz?

Devamını Okuyun  

Koçların amacı hayal satmak ya da pozitif enerji tüccarlığı yapmak değil asla, olamaz da. Çünkü koçlar, var olan bir sorunu görmemezlikten gelmenin, çöpleri halının altına süpürmek olduğunu ve uzun vadede fayda sağlamayacağını bilir. Bir yaşam koçu, bunun bilincinde olarak, kişinin tarafsız bir gözle kendini ve çevresini izlemesini ve olan biteni tüm çıplaklığı ile fark etmesini sağlamaya çalışır. Mevcut sorunu önce kabul etmek, sonra da çözüm geliştirmektir esas olan. Sorununu inkar eden kişi, hiçbir şekilde çözmeye de çalışmayacak, herhangi bir yardımı da kabul etmeyecektir. Zaten koçluk, ancak danışanın talebi ve kabulüyle yapılır. Kimse kimseye zorla koçluk yapamaz. Koçların danışanlara ilk sordukları soru ‘’kendi rızanızla ve talebinizle mi buradasınız yoksa bir başkası mı sizi yönlendirdi?’’ sorusudur.

Devamını Okuyun  

Neye inanırsak inanalım, nerede ve hangi koşullarda yaşarsak yaşayalım, gerçek olan şu ki, hepimiz zaman zaman, çeşitli iç ve dış uyaranların etkisi altında kalabilir ve hayatımızı sınırlayan düşünce ve inançlara sahip olabiliriz. Birkaç saniye içinde oluşabilen bu inançları, dakikalarla ölçülen çok kısa süreler içinde ortadan kaldırmak ve tersine çevirmek mümkündür. Yeter ki bize engel olan bu durumların farkında ve onları değiştirmek için istekli olalım.

Devamını Okuyun  

Farkındalık zannedildiği gibi mutsuzluk getirmez. Farkındalığı yaşamımızın her anına ve her alanına yaydığımızda, anda ve kendi merkezimizde kalabiliyoruz demektir ve bu da mutluluğun ta kendisidir! Çünkü mutluluk aslında aranıp bulunması gereken bir şey değil; küçük anlardan alınan hazzın ve yaşanan tatminin yarattığı bir duygu mutluluk. Maalesef günümüzde en çok yaptığımız yanlış, mutluluğu büyük şeylerin ardına gizleyip, onların peşinde koşarken küçük anları, küçük mutlulukları ıskalamak ve hayatı mutluluğu arayarak geçirmek!

Devamını Okuyun  

Çok hızlı bir devinim içindeyiz ve dönüşüyoruz hep birlikte. Dünya değişiyor, alışkanlıklarımız değişiyor, bakış açımız, önceliklerimiz, hatta değerlerimiz değişiyor. Hayat, her zaman alıştığımız ritmin dışında ve farklı bir yöne doğru akıyor. Bu akış, bizi de çekiştiriyor her yanımızdan, dolayısıyla ‘’ben bu akışa uyum sağlamak istemiyorum, kime bana dokunmasın’’ deme lüksümüz pek yok gibi görünüyor. Peki nasıl akışta kalacağız, nasıl dünyanın ritminden kopmadan uyum sağlayacağız? Nedir akışta olmak? Bir çok kişinin anladığı anlamda teslim olmak ve bırakmak mıdır? Ne gelirse olduğu gibi kabul etmek midir? Akışta kalarak nereye ulaşabiliriz? Akışta kalmak için ne yapmak gerekir?

Devamını Okuyun  

Bu günlerde birebir yaşayıp görüyoruz ki, insan, uyum yeteneği çok güçlü olan bir varlık ve en kötü koşullara bile belli bir zaman dilimi içinde uyum sağlayabiliyor. İlk insandan itibaren, bin yıllar boyunca geçirdiğimiz evrim ve geldiğimiz nokta aslında bunu gösteriyor, fazla düşünmeye gerek yok. Hem doğa şartları, hem diğer türlerle bir arada yaşama zorunluluğu insanı öyle bir değiştirdi ki, bugün ilk insana baktığımızda aramızda hiçbir benzerlik kuramıyoruz neredeyse. Yani, aslında değişim ve dönüşüm, insanın genlerinde var, kaçınılmaz olarak. Peki bu yüksek uyum yeteneğine rağmen, insan neden hala değişimden bu kadar korkuyor?

Devamını Okuyun  

Lider, çalışanının önünde değil, yanında yürüyen, ona cesaret ve ilham veren, zor zamanlarda elinden geldiğince destek olan, sahip çıkan, yaptıklarıyla örnek olan kişidir. Yani öncelikle, liderin deri koltukta oturup emirler yağdıran, iş istediği gibi olmayınca suçlu arayan, azarlayan, kızan, bağıran, işten atan kişi değil, bizzat sahada iş üreten, çözüm odaklı kişi olduğunu idrak etmemiz gerekiyor.

Devamını Okuyun  

Hepimiz, hayatımız boyunca en az bir kez, zorbalığa maruz kalmışızdır. İnsan doğasında zorbalık var ne yazık ki. Özellikle de gücün ön plana çıkartıldığı, güçlü olanın her türlü ayrıcalığa sahip olduğu, korunduğu, kollandığı günümüz dünyasında, herkes gücünü göstermek için kendinden zayıfları araç olarak kullanmaya meyilli. Öyleyse her yanımızı saran zorbalıkla nasıl mücadele edeceğimizi öğrenmek de şart, öyle değil mi?

Devamını Okuyun